<
<
Boom,boom.
neydi bu ?bomba sesi.hayır hayır silah belki.evet evet silahlar şarkılar mırıldandı bugün sokaklarda.hani tek bi parmak hareketiyle ,atan şeylerin artık atmamasını ,kıpırdayan şeylerin anlamsızlaşmasını sağlayan fenersiz aletler.dublex kulübemin önünü bastılar.deli gibi bağırıyorlardı.çığlıklar,çığlıklar..fazla ses olunca benimde merak denilen o çalkantım harekete geçti -ki ben bi olay olunca noluyor diye toplanan kalabalığa dolu yağdıran bi insanımdır- daha fazla dayanamayarak balkona koştum.şu beş tane çubuk şeklinde şeylere sahip olan uzvum beni engellemek için balkon kapısına sıkıca kenetlendi.sanki yapışmışlardı.ilerliyorum ama gidemiyorum.arkadan ittiler beni ittiler ittiler.. kimler mi?karınca dostlarım.onlar konuşurken nefesleriyle beni savurabilecek bi yaratık olmama rağmen beni bi adım öteye götüremediler.sonra geri çekildim.çekildim çekildim.hız kazanmak için napılır?sordum.koş dediler.peki.alayına peki.koştum ve balkona fırladım.balkona çıktığım an altımdaki zemin kayboldu ve hızla aşağıya düşüyordum.peki neden uçuyormuşum gibi hissetmiyorum da düşüyormuş gibi hissediyordum?oysa şu anda en çok yapmak istediğim şeylerden biri olan yerden yükselme konusunda başarıya ulaşmıştım.düşüyor gibi hissetmiyordum artık.çünkü uçuyordum.bi sinekle tanıştım en mutlu anlarımdan birinde.çok ses çıkarıyordu bu beni delicesine rahatsız etti.sonra onu bi saatin yelkovanına asarak idam ettim.öylece sallandı orda.işkence yaptım ona ve bu bana mutluluk verdi.sadistlik damarlarımda alkol edasıyla dolaşıyordu.bana bu yetkiyi kim verdi tabi ki o ses.o çığlığı.inlemesi.dayanamadım.hala uçuyordum.ama nereye kadar düşecektim daha doğrusu yükselecektim.bilmedim ben.sinekler,kırlangıçlar geçti yanımdan.bense hep balkon zeminin aradım durdum.oraya ulaşacağımı düşünerek.sonra dizlerim dediğim o kemikli bölge çat diye bir yere çarptı.kırıldıklarını düşündüm.sonra durdum.etrafıma baktım.zemin.inanmakta güçlük çektim.aşağıya kafamı uzattığımda herkes yukarıya bakıyordu.su tabancalarını ateşlemeyi kesen veletlerin anlamsız göz temaslarını çözmeye çalışırken fark ettim de düşmek uçmak aslında.karıncalarda biliyordu bunu.o yüzden mi yardım etmediler ki?bütün veletlerin tabancaları bana çevrildi.boğazımda kalan lokmayı yutmak ister gibi bi ses geldi benden.hayır bu sesi çıkaran ben değildim olamazdım.sanki göz kapaklarımın arasına kürdanlar sıkıştırmışlardı,kırpamadım.öylece kalakaldı.karınca dogy’nin beni üflemesini o an öyle istedim ki ama yapmadı.bütün silahlar patladı.sulara maruz kalan ben düşmenin uçmak olduğunu öğrenmişken öldürülmenin de ne demek olduğunun tadına bakmalıydım.bugün.evet evet bugün.

15 Ağu. 06/00.45. tabancalar hala daha su dolu.ve ayçiçeği gibi sadece kafalarıyla bana yönelmişler.işte bugün ben onların güneşiyim.şimdi bütün veletler;nişan alın ve bir kirpiklerinden sallandırın beni.umarım uçmak kadar güzeldir.boom.boom
/div> posted by | Permalink | < <<


<2Yorum


<Post a Commenta href=" ~ Anasayfa
<<
<